26.10.2011

Aşk büyüsü

- Aşk büyüsü varmış. 11 tane biber alıp kavururken 7 kere Ayet-el Kürsi, 5 kere subaneke, 1 kere...
- Tamam tama. Ben bunları okusam zaten hafız olurum, adama da gerek kalmaz ama sor bakayım dolmalık biber olur muymuş?
- Ben paprika kullanırdım.

25.10.2011

Raatuse Şarap Festivali

- Abi bu gürültü ne? Sanki bi şey eziyor birkaç kişi ayaklarıyla. Acaba üzüm aldılar da Dionysos Festivali'ndeki gibi bakirelere üzümleri mi ezdiriyorlar? Raatuse'de üzüm ezdirecek bakire bulamamışlardır bence.

Mehmet Efendi

Az önce kapıdan market çantasıyla girdi. "Bil bakalım ne buldum?" dedi ve zaten her bu soruyu sorduğunda korkuyordum çünkü ya Çizi'yle ya da balık krakerle eve dönmüş oluyordu"
Bronz renkte bir paket çıkardı. Kurukahveci Mehmet Efendi yazıyordu.
OHA

23.10.2011

Ud

- .Hayret lan, yukarıda hiç midemiz guruldamadı. Buradayken inletiyoruz resmen odayı açlıktan.
- Duvarlar sallanıyor di mi sesten?
- He.
- Udun sesi bastırmıştır.

22.10.2011

Darbuka

- Abi hakikaten karşı dairede darbuka var lan.
- Düşünsene darbuka her dönem değişen öğrenciler arasında aktarılıyormuş. Yeni öğrenciler geldiğinde darbukayı odalarında buluyormuş.
- Sipsi falan çıkıyormuş odadan. Sipsi çalıyormuşuz koridorda pijamalarımızla.
- Düşünsene lan şunu. İtalyan olsam ve darbukayla ilk defa karşılaşsam ne yapardım. Mesela küçükse bardak sanabilirdim ya da içine çiçek ekmeye kalkabilirdim. Büyükse oturak olarak kullanabilirdim.
- Ha, oturak iyi olurdu. Düşünsene, yurtta bulunan ilk darbukayla ne hissederdiniz?
- O ne biçim cümle lan!?

Pis Ayak

- Ay bu da terliksiz geziyor ya. Gözünüz kör olmasın.
- Ben iyice yabancı bir erkek fikrinden vazgeçtim. Böyle, düşünsene o ayaklarla yatağa giriyor. Sana sarılıyor. Ayaklarını sana doluyor. Ayağını sana değdiriyor. Her yerinde dolaşıyor ayağı. Sonra da çorapları elinde yıka diye sana veriyor.
- Elde neden yıkayayım lan?
- Makina bozuk. Gavur olduğu için umursamamış, tamir ettirmemiş.
- Koy göte, gitsin demiş di mi?
- Biz gavur diyoruz ya, acaba onlar da Türklere ne diyor?

Halter

- Pilatese gidicem ama çok uzakta.
- Konsum'un orda var ya!?
- Nerde?
- Konsum'un karşısında işte. Hani Tartu Ülikooli'nin Sport Center.
- Ya orda güreş falan var. Ne yapayım? Kırmızı ay-yıldızlı forma ile güreş mi tutayım ya da halter mi kaldırayım? Naim Süleymanoğlu gibi kahkülümü de üflerim kaldırırken? Kas yapar, kafamla omuzumu birleştirir, boynumu kaybederim belki. Bi de halter kaldırmaktan boyum da kısalır, bastı bacak olurum.
- Nasıl ıkınıyorlar ama kaldırırken?
- Ben kesin osururum lan kaldırırken.
- Antremandan önce rahatlamak için yeşil çay içtiğini düşünsene.
- Of!

Bacon

- Domuz eti yemiş halini öpüceksin adamın. Düşünsene ağzına domuz eti tadı gelecek.
- Ay! Gevurla olmak çok zor.
- Bi de düşünsene geyik çorbası falan içicek. Bıyıklarında çorba falan. Saçı geyik kokacak.
- O geyik çorbası içilen yerde ıspanaklı şeylerden yiyecek. Bıyıkları yeşil yeşil ıspanak.
- Ay tamam.